True Blood: Vampirler sosyal olursa...

Takip ettiğim tüm dizilerin sezon bitirmesi, evimde tv olmayışı, gece yatarken torrenti açık bırakma arzusu gibi sebeplerden dolayı yeni bir dizi arayışına girdiydim. Şunlar ilgimi çekti;
  • Moonlight
  • Dirt
  • Terminator: The Sarah Conor Chronicles
  • True Blood
Aslında bir de 'bilmemne oteli' gibi birşey vardı da, onun adını unuttum. e2'de reklamlarını görmüştüm, keşke yazsaydım bi kenara. Neyse, Moonlight'ın 1. sezonunu İzmir'deyken izledim (cnbc-e sağolsun gecelerim boş geçmedi) . Terminatörün de 2. sezonu sanırım, 2şer 3er bölüm peşpeşe formatında izledim, 1. sezona gerek kalmadı flashbackler sağolsun. Dirt'ün torrentini bulamadım (zamunda, 15-20 kişi kullandığımız accountu multi-user gerekçesiyle banlamış :@ bol bol üyelik verdin de biz mi almadık lan?). Sonuç olarak True Blood'da karar kıldım.

Konusu şöyle oluyor; Japon yapıyor arkadaş! Vampirler için sentetik kan yapıyorlar ve TruBlood ismiyle bunu şişeleyip satıyorlar vampirlere. Teorik açıdan, vampirlerin artık insanları öldürmemesi gerekiyor. Bunu savunan vampircanlar, vampirlerin mülk edinebilme, insanlarla aynı ortamda yaşayabilme, sosyalleşme gibi haklara sahip olmasını sağlıyorlar. Her ne kadar ölü de olsalar, vakti zamanında insan idiler ve doğalarındaki 'illa ki bişeylere karşı olmak lazım' içgüdüsünü unutamamışlar. Dolayısıyla kendi içlerinde de bölünüyorlar aynı zamanda; avlanmayı ve gizlenmeyi isteyenler ile insanların arasında yaşamak isteyenler şeklinde.

Yalnız şöyle bir mevzu var ki, insanlar vampir kanının feci kafa yapıcı ve libido artırıcı bi meret olduğunu keşfediyorlar ve karaborsada vampir kanı satmaya başlıyorlar. Yani yıllardır bildiğimiz 'besin zincirinin tepesindeki vampirdir' yargısı çöpe atılıyor ve onun yerine 'besin zincirinin tepesine oynayan 2 ırk' olgusu geliyor. Twilighttaki 'kurt kuzuyla aşk yaşar' mevzusu burda da var.

Dizi hayvan gibi cinsellik, erotizm, seks, meme, popo içeriyor. Hele bi tane zenci-gay (LaFayette adı) var ki oy oy oy. Karakter muhteşem, homofobik değilseniz seversiniz mutlaka. Zencilerin konuşmasına bayılırım zaten, bu eleman konuştuğunda yarılıyorum. Ayrıca Tara denen çikolatakıza aşık oldum. Fiziksel bi çekim aramızdaki gerçi, olsun... O kadar aksi bi kıza duygusal şeyler besleyemezdim.

Ha bir de, dizinin girişindeki credits kısmı muhteşem (oraya ne deniyor bilmiyorum malesef). Çalan şarkı 'Jace Everett - Bad Things'. Aynı zamanda sağ üstteki playera da ekledim, dinleyebilirsiniz. Videoyu izlemenizi tavsiye ederim kesinlikle.

1. sezonu bitirdim, 2. sezonun 3. bölümüne kadar izledim. Gerisi iniyor şuan. 1 sezon + 9 bölüm var şuan. Öyle işte, güzel dizi. Tavsiye ederim, izleyin.

2 homurtu:

~Gaen~ dedi ki...

öncelikle çok atar olduğum bir konu moonlight ın devamının çekilmemiş olmasıdır.Gayet güzel bir dizidir kendisi halbusem.Mick St.John kanımca çok daştır.

ondan soraaaa, şahsım true blood ın ilk iki bölümünü seyredip "weeeyh!" diyip kapatmıştır.Neden? Çünkü zat-ı alim Anna Paquin'i sarışın görmeye katlanamamıştır.Men onu x-men deki Rogue haliyle sevmişem, o sarılar nedir ki?!

Dirt'e genelde sabahlarken rastlarım, şizo fotoğrafçının previously on Dirt hesabı cümleleri hoşuma gider.Başroldeki ablamızı da beğenirim, çok üçkağıtçıdır, "hemen masamda istiyorum" diye diye bitirir diziyi.

Terminator TSCC ha başladım ha başlıcam diyip diyip başlayamadığım dizilerden biridir, bölük pörçük takip ederim cnbc-e de.Ama güzeldir o da takdir ederim.Bunun gibi bölük pörçük bir dizim de Battlestar Galactica'dır.İzlicem len bunları da bigün.Diye umuyorum.

Doktor Ceykıl dedi ki...

nası ya? yok mu şimdi moonlight ın 2. sezonu? kan çıkar ulan! sevmiştim ben o diziyi!

truebloodı tekrar gözden geçir. 2 bölümde bi halt anlaşılmıyor. ilk 2 bölümde anca erotik olduğu için sevilir sevilirse :)

battlestar galacticayı ara ara izleyerek herhangi sezonundan birini tamamladım fakat beğenmedim. bi tek starbuck etkiledi beni, 'böyle seksi bi kadın bulmak lazım' düşüncesini saldı bünyeme o kadar. diziyi tutmadım yani.

Yorum Gönder

 
twitter da kullanıyorum