vidYo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vidYo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"yandığı yerden çekeceksin"...

* Video silinmiş. Görünce "bulayım lan güzeldi bu" dedim. Bulmuşken de güncelledim. kıps.

Asansörde 41 saat

Elemanın birinin 41 saat boyunca asansörde mahsur kalıyor. 41 saat aç susuz kalmak, hele göt kadar asansörde durmak yeterince sikik bir durum değilmiş gibi, bir de amcanın ishal olduğuna şahit oluyoruz.

Video sanırsam kurgu, gerçek falan değil. 41 saat boyunca, güvenlik kamerası olan bir asansörde mahsur kalsam kalkıp da otuzbir çekmem heralde...

Tekno jip ve vlog denen olay

Aslında bu yazıya "Daha önce bahsettiğim Julian Smith denen eleman..." diye bir giriş yapacaktım, fakat böyle bir elemandan bahsetmemişim. En azından bu blogda. Dolayısıyla herşeyi baştan almak durumundayım. Yaklaşık 1 sene önce falan facebooktan gönderilen bir video aracılığıyla keşfettim Julian Smith denen elemanı. Nasıl biri derseniz, böyle eblek eblek videolar çeken, insanları güldüren biri derim. Tabi nasıl biri dememe hakkınızı da saklı tutuyorusunuz bünyenizde, haberiniz olsun.

Bu elemanı keşfettiğim zaman başka bir blogum vardı. Hatta bununla ilgili bir post atmıştım. Blogu kapatınca, kendisi gözümün önünde bulunmadığından, gözden ırak gönülden ırak, ayrı yedik ayrı düştük, tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış tarzı bir sürü atasözüvari durum gerçekleşti. Velhasıl, ben kendisini takip edemedim. Son zamanlarda, youtebedan geldik youtubea dönüyoruz inancım doğrultusunda, youtubeda fazlasıyla vakit harcamaya başladım. Dolayısıyla karşılaştık kendileriyle, abone oldum falan. Eski günleri yaadettik. Videoların arasından en enteresan olanını, en çok hoşuma gideni blogda yayınlayayım dedim. Unutma bu kıyağımı dedim, ayıpsın abi dedi o da.



Videoda duyulan bütün sesler, jipin orjinal sesleriymiş ve oynanmamışlar. Hatta, videonun çekiminden 2 hafta öncesinden ekip parçaların seslerini incelemeye, prova yapmaya başlamış. Videonun çekilmesi de 7 saat sürmüş (Julian'ın yalancısıyım). Esas olay 57. saniyeden sonra başlıyor ve kopuyor. Sabredin az.

Yazdıkça yazasım geldi lan. Bu eleman ve farkında olmadan takibe aldığım iJustine trilyon tane video çekmişler, milyon tane aboneleri var falan. Bir ton para kazanıyorlardır muhtemelen. Julian'ın izlediğiniz videosundaki müziğin mp3ü bile 99 cente satılıyor kendi blogunda. Yorumlara baktım "demin aldım","süper, hemen alıyorum" tarzı şeyler yazmış insanlar. Bir Türk olarak benim aklıma, indirmekten önce gelen şey, youtubedan flv'yi indirip flv-to-mp3 converter ile mp3e çevirmek oldu. Böyle birşey Türkiye'de yapılsa, olacağı da budur. Birşeyler üretmişliği, bundan para kazanmışlığı olan ben bile ücretsiz temin etme yolu düşünürken, cebinde 5 lira para olmadan sokağa çıkan insanevladı napsın? Öte yandan, bu kişilerin ikisi de kendi tshirtlerini falan satıyorlar 15-20 dolara. Türkiye'de kaç kişi takip ettiği bir sitenin tişörtüne 30 lira para verir? Hele internetten satın alınabiliyorsa? :))

Tamam, mevzuyu tartışmaya açık ve de "ciddi" olarak nitelendirebileceğimiz boyutlara taşımak istemiyorum. Zira burada en son yapmak istediğim şeylerden biridir ciddi meselelere yer vermek, tartışmak falan. Biliyorsunuz burası demokratik bir blog değil :p Krallık burası. Neyse, şöyle bir arama yaptım Google'da ve Türkçe bir vloga rastlayamadım (en azından webcam veye cep telefonuyla çekilmemiş, özen gösterilmiş bir vloga). Bu tarz şeyler için daha erken sanırım. Zaten kaç tane amatör insanı 3+ defa gördünüz ki bir videoda? Ben 2 kişiyi gördüm, biri mal fenerli idi, diğeri de kaşlarını alan ve yavşak yavşak konuşan dazlağın tekiydi. Bi onlara bak bi de iJustine'e :) Bayıldım lan hatuna.
Ha bu arada izlediğiniz video fake. Epey bir elden geçirilmiş hem video hem müzik. Fake olduğunu kanıtlayan bir video ile onu destekleyen, arabayla orjinal müzik yapmaya çalışan 3-4 elemanın bulunduğu bir video daha var youtubeda. Kendiniz şeyedersiniz çok merak ederseniz.

fuck!.. ass!..



Geçenlerde Zepevenk'in tavsiyesi üzerine The Boondock Saints'i ve The Boondock Saints II: All Saints Day'i ardarda izledim. İzlediğim en eğlenceli aksiyon filmlerindendiler. Yukarıdaki video da ikinci filmin en çok güldüğüm, tekrar tekrar izleyip yarıldığım sahnesi. İhtiyar kekeme ve tiki var; sinirlenince "fuck!.. ass!.." diye bağırıyor :)

İki filmi de şiddetle tavsiye ediyorum. Can sıkıntısıyla geçireceğiniz sıradan bir geceyi, epey eğlenceli hale getirebilir.

Torrent kullanıcıları için torrent dosyalarını buraya upload ettim. Tracker Zamunda.net'tir. Yüksek hızla indirirsiniz ;)

uuu beybi beybi its a vaaaylld vörlld :/

Hiç bi dizinin finalini beğenmedim, Skins'in 1. sezon finali kadar... Aaa evet, bu ara Skins'e sardım (bilgi al & izle). Sardırılacak bir dizi cidden. Tek kusuru, İngiliz dizisi olması. O İngilizce konuşmayı bilmeyen İngilizler yok mu, öldürüyor beni.. Ama Skins, "İngiliz Olmalarına Rağmen İzlenmesi Gereken Şeyler" listemde, Coupling'in uzun zamandır koruduğu birinciliği elinden aldı.

Son derece küfürlü ve memeli geçen dizi, 16-17 yaşlarındaki problemli karakterleri anlatıyor. En kuğl (:s) olanından, en eziğine, müslümanından, gayine bir sürü problemli çocuk var. Her bölümde, farklı bir karakteri tanıtıyorlar ve her bölümde farklı bir karaktere bağlandığınızı hissediyorsunuz. En azından böyle oldu bende.

Neyse, eğer Aşk-ı Memnu'vari dizilere saran tiplerden değilseniz, cidden izlemelisiniz Skins'i. Şiddetle öneriyorum. İzlemeyenler için video spoiler içeriyor söyleyeyim, ama 1. dakikadan sonra pek de spoiler içerikli birşey yok.

Kediler de küfreder



Muhteşem yav, kedi olsam bu kadar küfredemezdim heralde :D

Göbek

Bulduğu her boku yiyen er kişi, o kadar emek verdiği biricik göbeğinden niye ayrılmak ister ki? Niye?

Pacman? Mario? Höh?

Rus amcalar çocukluğumuzun 2 kahramanını kapıştırmışlar. Eğlenceli bir animasyon olmuş, tebrik ediyorum burdan rus amcaları; "хорошо для вас"

Resmin elimde... Hem de on bin tane...


İzlediğim en güzel stop-motion. Her karesinden kreytiviti fışkırıyor maşallah.
 
twitter da kullanıyorum