Esas diziler başlamadan önce can sıkıntısı giderici olarak bir kaç kısa dizi izledim. Blue Montain State de onlardan biriydi mesela. Bu sefer tavsiye edeceğim dizi de Bored To Death.
Afişten de anlayabileceğiniz üzere alkol ve aksiyon barındırıyor. Kahramanımız Jonathan Ames (Jason Schwartzman) alkolik bir keş. Aynı zamanda yazar. Kötü alışkanlıkları yüzünden sevgilisi tarafından terkedilince, Craig's List'e "lisansı olmayan, makul ücretli özel dedektif"lik ilanı bırakıyor. Okuduğu polisiye romanlardan yola çıkarak, yarak kürek davaları çözmeye çalışıyor (Yarak küreği biraz açacak olursak, bir bölümde komşunun çocuğunun çalınan kaykayını arıyor, başka bir bölümde ise sperm çalan lezbiyen bir çifti bulmaya çalışıyor.. vs.vs.).
Bu arada diziden öğrendiğim en yararlı bilgi, alkolü azaltmaya çalışırsam beyaz şarap içmem gerektiği kısmıydı.
Diğer karakterlere geçecek olursak, kendisiyle aynı özelliklere sahip, artı olarak da hatun mıknatısı ihtiyar kurt bir patronu var. En yakın arkadaşı rolünü de The Hangover'dan gözünüzün ısıracağı ("nereden biliyorum ben bu adamı lan?" diye düşünme diye söyledim. dev hizmet.) Zach Galifianakis almış. O da resim çiziktiriyor. 3 karakter de birbiriyle yakın özelliklere sahip.
Çeviriyi eşekherif yapmış. Çok da iyi yapmış. Her ne kadar bir anlam ifade etmese de, buradan tebrik ediyorum kendisini. 2. sezonu 26 Eylül'de başladı bi de. İzleyin işte.
dün gece resmini öptüm de yattım
Geçen gün arkadaş dedi ki "porno videoya niye yorum yaparlar aklım almıyor". Şimdi bahsi geçen site Türkçe ise, o yorum ya bir bot tarafından keyword bazlı olarak, arama motorlarında yükselebilmek için hazırlanmıştır ya da çarşı iznindeki bir asker kardeşimiz modeller üzerine kurduğu fanteziyi paylaşmıştır. Eğer durum ikinciyse, buna ben de anlam veremiyorum. Fakat bahsi geçen site İngilizce ise, sayfayı dolduran yorumlar şu formatta oluyor; "02:33 deki hatun kim?". Tabi bu hatunun bir sürü sıfatı oluyor genelde fakat ana tema bu.
Ben de nedendir bilmiyorum ama her videonun yorumlarına göz atarım. Sanki konulu film seçiyormuşum da izleyici yorumuna ihtiyacım varmış gibi. Neyse, dün gece şöyle bir yorum silsilesine denk geldim:

3 kişi "şu kim, bu kim" şeklinde soru sormuş. En son amcanın biri dayanamamış ve patlamış ve "Belli ki porno IQ seviyenizi moronların seviyesine düşürüyor. 0:40 daki oyuncu isimlerini okumayı deneyin. Eğer okuma probleminiz varsa 2:14'te kendilerini tanıtıyorlar.." şeklinde bir yorum çakmış. (Bazı yorumlar kişisel fanteziler içerdiğinden, kişilik haklarına saygıyı temel edinmiş bir yazar olaraktan sansürledim kusuruma bakmayın.)
Facebook'tur, Friendfeed'dir ota boka like atmaya alışık bir insan olduğum için, bu yoruma da onlarca like atasım geldi. Nitekim YouJizz teknik ekibi, buna imkan sağlayacak altyapıyı oluşturmadığı için bunu blogda dile getirmek durumunda kaldım. Olay bundan ibaret. Yoksa kimseye porno kültürü hakkında öğüt verecek değilim. Kendime saklıyorum bunları (ama buralara kadar gelmişsin falan, elin boş dönme diye Google'da aratılmak üzere bir keyword vereyim; backroomcastingcouch).
Yazıyı "porno gerçekten IQyu düşürür mü?", "porno bir kültür müdür?", "o değil de, müdür müdür müdür?" gibi sorularla uzatabilirim ama uzatmamanın hepimiz için daha sağlıklı olduğu kanaatindeyim.
Ben de nedendir bilmiyorum ama her videonun yorumlarına göz atarım. Sanki konulu film seçiyormuşum da izleyici yorumuna ihtiyacım varmış gibi. Neyse, dün gece şöyle bir yorum silsilesine denk geldim:

3 kişi "şu kim, bu kim" şeklinde soru sormuş. En son amcanın biri dayanamamış ve patlamış ve "Belli ki porno IQ seviyenizi moronların seviyesine düşürüyor. 0:40 daki oyuncu isimlerini okumayı deneyin. Eğer okuma probleminiz varsa 2:14'te kendilerini tanıtıyorlar.." şeklinde bir yorum çakmış. (Bazı yorumlar kişisel fanteziler içerdiğinden, kişilik haklarına saygıyı temel edinmiş bir yazar olaraktan sansürledim kusuruma bakmayın.)
Facebook'tur, Friendfeed'dir ota boka like atmaya alışık bir insan olduğum için, bu yoruma da onlarca like atasım geldi. Nitekim YouJizz teknik ekibi, buna imkan sağlayacak altyapıyı oluşturmadığı için bunu blogda dile getirmek durumunda kaldım. Olay bundan ibaret. Yoksa kimseye porno kültürü hakkında öğüt verecek değilim. Kendime saklıyorum bunları (ama buralara kadar gelmişsin falan, elin boş dönme diye Google'da aratılmak üzere bir keyword vereyim; backroomcastingcouch).
Yazıyı "porno gerçekten IQyu düşürür mü?", "porno bir kültür müdür?", "o değil de, müdür müdür müdür?" gibi sorularla uzatabilirim ama uzatmamanın hepimiz için daha sağlıklı olduğu kanaatindeyim.
Asansörde 41 saat
Elemanın birinin 41 saat boyunca asansörde mahsur kalıyor. 41 saat aç susuz kalmak, hele göt kadar asansörde durmak yeterince sikik bir durum değilmiş gibi, bir de amcanın ishal olduğuna şahit oluyoruz.
Video sanırsam kurgu, gerçek falan değil. 41 saat boyunca, güvenlik kamerası olan bir asansörde mahsur kalsam kalkıp da otuzbir çekmem heralde...
Video sanırsam kurgu, gerçek falan değil. 41 saat boyunca, güvenlik kamerası olan bir asansörde mahsur kalsam kalkıp da otuzbir çekmem heralde...
Blue Mountain State
American Pie serisi tadında, ama onun memesiz hali bir dizi Blue Mountain State. Üniversitenin amerikan futbolu takımı ve onların karılı kızlı, alkollü, çeşit çeşit uyuşturucular barındıran maceralarını konu alıyor. Ahlaksız bir dizi yani.
Ana karakter olan Alex Moran, yaşam prensibi olarak (üniversite bazlı en azından) epey kafama yatkın bir karakter. Takımda 2. yedek bilmemne oyuncusu (oyun kurucu gibi birşeydi) ve hayatından gayet memnun. Bir bölümde, elemanlardan birine şöyle birşey diyordu; "Futbol takımında olmaktan daha iyi birşey varsa o da futbol takımında yedek oyuncu olmak. Derslere girmezsin, sınavlara girmezsin, futbol oyuncusu olarak hatun sıkıntısı çekmezsin... Mezun olunca babam gibi bir beden eğitimi öğretmeni olucam, benim bununla ilgili bir sıkıntım yok. Tek derdim, bu 4 sene boyunca ortalığın amına koyabilmek ;)". Takım kaptanı Thad (bildiğin mal) ise apayrı bir dünya...
Ayrıca, altyazıları çeviren eşekherif'in, jeneriklere eklediği (sanırsam 3. bölümden itibarendi) geyikler, "sonraki bölümde ne dedi acep" şeklinde bir düşünce yarataraktan takır takır tüm sezonu izlettiriyor (ekşisözlük).
Şuan ilk sezonu izleyebilirsiniz. Yirmişer dakikalık 12 bölümü bitirmek pek de uzun sürmüyor zaten. 2. sezon 2010da bi ara başlayacakmış ama, zamanı belli değil daha. Eylül, ekim gibi başlar heralde diğer dizilerle birlikte.
Ana karakter olan Alex Moran, yaşam prensibi olarak (üniversite bazlı en azından) epey kafama yatkın bir karakter. Takımda 2. yedek bilmemne oyuncusu (oyun kurucu gibi birşeydi) ve hayatından gayet memnun. Bir bölümde, elemanlardan birine şöyle birşey diyordu; "Futbol takımında olmaktan daha iyi birşey varsa o da futbol takımında yedek oyuncu olmak. Derslere girmezsin, sınavlara girmezsin, futbol oyuncusu olarak hatun sıkıntısı çekmezsin... Mezun olunca babam gibi bir beden eğitimi öğretmeni olucam, benim bununla ilgili bir sıkıntım yok. Tek derdim, bu 4 sene boyunca ortalığın amına koyabilmek ;)". Takım kaptanı Thad (bildiğin mal) ise apayrı bir dünya...Ayrıca, altyazıları çeviren eşekherif'in, jeneriklere eklediği (sanırsam 3. bölümden itibarendi) geyikler, "sonraki bölümde ne dedi acep" şeklinde bir düşünce yarataraktan takır takır tüm sezonu izlettiriyor (ekşisözlük).
Şuan ilk sezonu izleyebilirsiniz. Yirmişer dakikalık 12 bölümü bitirmek pek de uzun sürmüyor zaten. 2. sezon 2010da bi ara başlayacakmış ama, zamanı belli değil daha. Eylül, ekim gibi başlar heralde diğer dizilerle birlikte.
Slm, asl, nbr?
Şu güzelim blogu da piç ettim ya, alkışlara boğasım geliyor kendimi. Aferin, engeneral benim! Bu "engeneral" mevzusu da, babamla kavga ettiğimiz zamanlarda kıçımdan uydurduğum bi rütbe. Daha yavşak şeyler de üretiyorum da, adı üstünde yavşaklık işte, söylemiycem o yüzden.
Hazirandan beri iki satır blog okumadım. Ne tesadüftür ki 2 satır blog da yazmadım. Bunu da Blogger cemiyetinden kopmama bağladım. Meğersem, ben baya baya bu cemiyete bağlanmışım lan. Panelini yediğimin bloggerı :) Blog okudum aslında biraz. Godsyndrome'u okudum, o da askerlikten sonra epey keskin bir üslup değişimi yaşamış. Ağzı mı bozulmuş ne :) Onun dışında bir iki kere Zepevenk'e ve Cihad'ın bloguna baktım. O kadar.
Şimdi bi test yapayım diyorum, bakalım yavrumuz Cihad da bizim blogu okuyor mu? Okuyor ise, eminim bu posta yorum yapacaktır. "Hacı, kaldır şu sağ taraftaki reklamı. Zaten kaç tekilin var da, kaçı tıklayacak da köşeyi döneceksin? Şahsen ben Qzone almayı düşünmüyorum :))". Lafımı da çarpıtıp da rahatlamamın ardından, yazmadığım zamanları telafi etmek ya da ilerde yayınlanmak amacıyla (henüz karar veremedim hangi amaçla olduğunu) bir iki post gireyim bakalım..
Haaa bi de, Peluş mırmır oldu lan yine. 2 ayda bir azıyor amınakoduğumun kedisi. Ahanda yandaki resimde, merdivenlerle sürtüşürken görüyoruz kendisini.
Hazirandan beri iki satır blog okumadım. Ne tesadüftür ki 2 satır blog da yazmadım. Bunu da Blogger cemiyetinden kopmama bağladım. Meğersem, ben baya baya bu cemiyete bağlanmışım lan. Panelini yediğimin bloggerı :) Blog okudum aslında biraz. Godsyndrome'u okudum, o da askerlikten sonra epey keskin bir üslup değişimi yaşamış. Ağzı mı bozulmuş ne :) Onun dışında bir iki kere Zepevenk'e ve Cihad'ın bloguna baktım. O kadar.
Haaa bi de, Peluş mırmır oldu lan yine. 2 ayda bir azıyor amınakoduğumun kedisi. Ahanda yandaki resimde, merdivenlerle sürtüşürken görüyoruz kendisini.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
