- Sırf adını köpek koymak için bi köpek alasım var. Daha önce de kedi isimli bi kedim vardı. Şuan ki kedimin adı da Peluş mesela (soldaki hayvan). Böyle bi takıntım var işte.
- Geçenlerde çiroz bi hatun gelip tehdit etti beni. Saat akşam 10, o karı da üst komşummuş. Hani şu sevişgenler vardı ya, hah onlardan biri işte. "Sinir hastalığım var benim, şuan da çok sinirliyim mesela" dedi, "sinirini alalım anam" diyemedim, kara kuru bişeydi. Zabıtayla, polisle gelmek istemiyormuş eve, yüksek basslı müzikler dinliyormuşum. "Bu saatte polis çağırsan gülerler" dedim, daha çok sinirlendi gibi oldu. Heykelcilik okuyormuş, uykusuz kalınca orasını burasını kesebilirmiş, bunu istermiş miyim falan. Sinirli ayakları işlemeyince duygu sömürüsü yaptı, baktı o da olmadı istatistik bilimine başvurdu. "Biz insanların %90ı gece yatar, gündüz çalışırız" dedi. "Geri kalan %10 da benim gibilerden oluşuyor" dedim. Kızdı. Çıktı gitti sonra, enteresan.
- Boşa kürek çektiğimi farkettiğim zaman, her türlü şeyde hevesim kaçıyor. İyi bişey mi, kötü bişey mi anlayamadım henüz. Çok kürek çekiyorum be okurcan.
- Misafir insana şehir nasıl gezdirilir bilmiyorum. Daha doğrusu nerelere götürülmesi gerekilir onu bilmiyorum. Ben dışarıya çıktığı zaman her zamanki 3-4 mekandan birine gidip, sızana kadar içen, sonra bişeyler yiyip eve gelip sızan bi insanım. Nerden bileyim nerelerde neskafe içilir, tavla oynanır, bilmem ne... Menüsünde "Alkollü içecekler" başlığı olmayan bi yere gitmem ki ben. Bayramda annemler gelicek, 2 gece evde rakı sofrası kursak, 2 gece dışarı çıkmak lazım. Nereye götüreyim şimdi ben onları? Rock bara mı götüreyim, gece kulübüne mi? Off off...
- 2-3 gün önce farkettim ki, ben baya baya İngilizce biliyomuşum lan. Sevindim valla. Altyazısız film izleyecek kadar olmuşum yani. Ama o İngilizlerin kemçük ağızlarını kırmak istiyorum. Adam gibi İngilizce konuşun lan!
İtirafım var Hakim Bey #6
Üşenmeye üşeniyo yemin ederim!
Salıdan beri İzmir'den gelen arkadaşımla kalıyoruz. Alkol malkol işte paso. Ha bi de geyik var başka bişey yok. Demin laflarken şöyle bi geyik döndü, dakka kaybetmedim geldim yazdım.Ben: Olm senin kadar üşengecini görmedim lan. Ciddiyim, benden çok üşengeçsin.
Arkadaş: Harbi lan... Şu sigarayı uzatsana.
Ben: Ya bisiktirgit kendin al.
Arkadaş: Hadi bolm, kaldırma beni şimdi (kalkmaktan kastı da, uzandığı yerde sol lopun üstünde 3-5 derece dönecek)
B: Olm var ya, ölmeye bile üşeniceksin sen, aha buraya yazıyorum.
A: Yok artık.
B: Ne yok artık? Azrail kucaklamadığı sürece gitmessin sen. Öbür tarafa yürümezsin amk.
A: Azrailin karı getirmesi lazım yanında, anca o zaman giderim.
B: Karının senden hızlı koşması lazım olm. Yoksa yarı yolda yakalar geri dönersin sen, biliyorum.
A: Muhah, doğru lan.
Öyle işte. Akşam 11de siktirip gidicek İzmir'e. O zaman daha çok yazarım, yazamıyorum bunun yüzünden (:
Kategorize Ceykıl
Sürekli bişeyler geliyor aklıma, sürekli yeni blog açasım var. Hali hazırda zaten az blogum yok, o yüzden çekiniyorum da. Şu malak gibi yattığım süre boyunca bi ton blog kapattım kendime. Allah belamı mı versin ille?
Ceykıl'ı yaratma amacım anonim takılabilmekti, beceremedim tabi. Maşallah çevremdeki herkes biliyor Ceykıl olduğumu. Ceykıl'ı öldüreyim, yeni bi karaktere bürüneyim dedim olmadı, vazgeçtim. Ceykıl oldu yani, tanıyanı edeni çoğaldı. Onu öldürüp yeni bi karaktere bürünsem, 3 gün sonra dayanamayıp "Hedehödö aslında Ceykıl" diye yazıcam buraya. Öte yandan Ceykıl dursun, yanına bi de Osman gelsin dedim o da olmadı. Zaten bölünmeye meyilli olan kişiliğimi iyice çoğaltıcam o zaman da. Hatta "Osman da Ceykıl" diyeceğimi de biliyorum bi süre sonra. E şimdi napiyim ben o zaman?
Her boku yazamıyorum buraya, karman çorman bişey oluyo ondan sonra. Zaten genelden ziyade kişisel blog oldu burası. Mesela Sefa Pezevengi'ne yazdıklarımı buraya yazamam, o daha bi tespitmiş bilmemneymiş şeklinde gidiyor. Geyik Dalında Güzel'in içeriğini de çekemem buraya. Tüm kişisel boklarımı da yazamam. E başka yere yazarsam kimse okuyamıycak, o da var :s
Bakıyorum şöyle, millet aylardır yıllardır istikrarlı bi şekilde belli konularda yazmış durmuş. Aferin diyorum, ama ben yapamıyorum ki onu :/ E şimdi meme resmi koyasım geldi mesela, napcam? Buraya koyamam onu, olmaz burda. Burda memenin ne işi var dimi?
Şöyle tek cümlelik postlar da girmek istiyorum arasıra, ama girmiyorum. Sırf onun için de ayrı bi blog mu açayım şimdi? Yok artık. Hayır niye girmiyorum onu da bilmiyorum. Sanki pentagonun sitesi amınakoduğumun blogu. Niye böyle gereksiz triplere giriyosam!
Sikiyim böyle hastalığı ya. 1 haftadır yatıyorum beynim sulandı. Şu düşündüklerime bak...
Ceykıl'ı yaratma amacım anonim takılabilmekti, beceremedim tabi. Maşallah çevremdeki herkes biliyor Ceykıl olduğumu. Ceykıl'ı öldüreyim, yeni bi karaktere bürüneyim dedim olmadı, vazgeçtim. Ceykıl oldu yani, tanıyanı edeni çoğaldı. Onu öldürüp yeni bi karaktere bürünsem, 3 gün sonra dayanamayıp "Hedehödö aslında Ceykıl" diye yazıcam buraya. Öte yandan Ceykıl dursun, yanına bi de Osman gelsin dedim o da olmadı. Zaten bölünmeye meyilli olan kişiliğimi iyice çoğaltıcam o zaman da. Hatta "Osman da Ceykıl" diyeceğimi de biliyorum bi süre sonra. E şimdi napiyim ben o zaman?
Her boku yazamıyorum buraya, karman çorman bişey oluyo ondan sonra. Zaten genelden ziyade kişisel blog oldu burası. Mesela Sefa Pezevengi'ne yazdıklarımı buraya yazamam, o daha bi tespitmiş bilmemneymiş şeklinde gidiyor. Geyik Dalında Güzel'in içeriğini de çekemem buraya. Tüm kişisel boklarımı da yazamam. E başka yere yazarsam kimse okuyamıycak, o da var :s
Bakıyorum şöyle, millet aylardır yıllardır istikrarlı bi şekilde belli konularda yazmış durmuş. Aferin diyorum, ama ben yapamıyorum ki onu :/ E şimdi meme resmi koyasım geldi mesela, napcam? Buraya koyamam onu, olmaz burda. Burda memenin ne işi var dimi?
Şöyle tek cümlelik postlar da girmek istiyorum arasıra, ama girmiyorum. Sırf onun için de ayrı bi blog mu açayım şimdi? Yok artık. Hayır niye girmiyorum onu da bilmiyorum. Sanki pentagonun sitesi amınakoduğumun blogu. Niye böyle gereksiz triplere giriyosam!
Sikiyim böyle hastalığı ya. 1 haftadır yatıyorum beynim sulandı. Şu düşündüklerime bak...
What a drag!
4-5 gündür hastalık dolayısıyla malak gibi yatıyorum. Normalde de malak gibi yatarım da, en azından 2-3 saat işime gücüme bakarım. Her neyse, bi halt yapamadığım için tüm gün Naruto izliyorum. 70 küsur bölüm izledim şimdiye kadar, bi ton karakter gördüm. Süper dövüşen tipler, cool karakterler falan... Hiç birini Shikamaru kadar sevemedim.Kendimi buldum resmen. Adına tav oldum orası ayrı (şiki şiki maruuuuuuğğğ). Üşengecin en arkada kalanı eleman. 200+ IQ'ya sahip arkadaşımız, sırf kalem oynatmak fazla yorucu olduğu için sınavlarda uyumayı tercih ediyor (ben girmemeyi tercih ediyorum gerçi). Sürekli "vat e dıreeeeeeeeeeg" ve "vat e peyin in dı esssss" diyerek beni benden alıyor.
Arenadaki bir karşılaşmada, Temari denen hatuna karşı uzun bir süre mücadele edip onu avcunun içine alıyor. Sonra "çok yoruldum" diyip çekiliyor karşılaşmadan falan. Çok güldüm lan çekildiği zaman :) Bu olaydan sonraki bir bölümde de sahip olmak istediği geleceği anlatıyor; "riskli görevler almadan ortalama maaşla çalışan bir ninja olup, ne güzel ne de çirkin olan bir kadınla evlenip biri kız diğeri erkek 2 çocuk sahibi olmak. kız evlenince ve oğlan da iş bulunca işimden ayrılıp sıkıcı günlerde shogi ve go oynayıp dünyasal kaygılardan uzak yaşamak. daha sonra da karımdan önce yaşlılıktan ölmek. işte böyle bir hayat yaşamak isterdim."
Bu kadar komplike planlarım yok benim tabi, yok karımdan önce öleyim, yok biri kız biri erkek 2 çocuk yapayım falan. Ama bu hiç bi halta karışmama felsefesine sahibim. Yıllar önce söylemiştim (andacıma da yazmışlar :)) "suya sabuna dokunmayan bi webmaster olucam abi.." diye. Yolum açık ahah :)
Naruto iyi güzel de, yapımcısı mı diyim yönetmeni mi diyim her ne skimse çok uyuz bi herif. Ulan 5 dakkalık bi dövüş mevzusunu 2-3 bölüme nasıl yayarsınız lan? Çıldırıyorum izlerken.. Köprülü möprülü bi olay vardı, kafadan 3-4 bölüm orda dövüşüp durdular. Hayret bişi.
İtirafım var Hakim Bey #5
- Bazı şeylerin gerçekten çocukların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edilmesi gerekiyor harbiden. Mesela okumayı yeni öğrendiğim aralar bi lavabo aça raslasaydım tıkalı burnumda falan deneyebilirdim.
- Tıkalı burun demişken, hasta oldum. Herşey ısıtmaya üşendiğim biber dolması ile başladı. Bademciklerimi şişirdi alçak dolma. Bundan mütevellit diyorum ki "ev yemekleri sağlığa zararlıdır". Az önce xtreme menü söyledim kfcden.
- Dün akşam 3-5 bölüm Naruto izledim (aslında 25 bölüm). Lan niye bizim ülkemizde pokemondur, dijimondur yok beybladedir salak salak şeyler yayınlanıyo da böyle güzel animeler yayınlanmıyo? Japon çizgi filmlerden soğuttular lan küçüklüğümüzde! Gerçi bi kaç senedir cnbc-e'de avatar var, ama olsun cnbc-e alışılmış türk kanalları gibi değil zaten. Bi death note, ne biliyim bi gungrave niye yayınlamıyorsunuz lan ey kanald, atv, show ve star gibi popüler kanallar? Bu arada animefreak.tv'deki naruto türkçe altyazıları tam bir felaket. ne çeviri çeviri, ne de videoyla senkron. Yapamıyacağınız şeyi yapmayın arkadaşım! Bi de yazmışlar "çeviri: hedehödö, zamanlama:bıdıbıdı" diye. Kime küfrettiğimizi bilelim dimi..
- Türkçe de ne enteresan dil yahu? Mesela vişne suyu, vişnenin suyu anlamına gelirken; çamaşır suyu neden çamaşırın suyu anlamına gelmiyor? Veya kokoreççi kokoreç satan anlamındayken; sübyancı neden sübyan satan anlamında değil? Akıl sır erdiremiyorum.
- Gereksiz şeyleri atmama gibi bi huyum var. Sigara kutuları, şarap şişeleri, pizza kutuları vs. vs. Gerçi pizza kutularını atıyorum artık. Çoğu üniversiteli gibi benim de bira şişesi koleksiyonu yapma gibi bi hayalim vardı. Odayı dolaşacaktım şişelerle falan. Ama o 20 kuruşluk depozito beni baştan çıkarttı, hedefe giden yoldan alıkoydu beni. Akşam 6-7 bira içersem, ertesi gün 3 yumurta 1 ekmek alıp kahvaltı yapıyorum artık.
- Şu GDO mevzusuna kafam takıldı. Bir sürü "GDO'ya HAYIR!" yazıları, tartışmaları, imza toplama siteleri falan filan açıldı ya hani? Hah işte onlara takıldı kafam. Meğer alkol kullanmayan, sigara içmeyen, saksıda domates yetiştirip hormondan uzak duran, zilyon çeşit kanserojen madde barındıran paketlenmiş gıdaya elini sürmemiş, mikrodalga fırında ısıtılmış gıdaları tüketmeyen ne kadar çok insan varmış şu ülkede. Teknoloji teknoloji diye bağırırken kimsenin aklına "yapaylaşıyoruz lan" diye bi düşünce düşmedi mi acaba? Kullandıkları çoğu şeyin bünyeye zararlı olduğunu, yaşam süresini kısalttığını bilmiyorlar mı? Tey tey tey...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
